BAGLANTI LINKLERINI VE RESIMLERI SADECE UYELER GOREBILIR
LINKLERI VE RESIMLERI GOREBILMEK ICIN
UYE OL veya
GIRIS YAPBAGLANTI LINKLERINI VE RESIMLERI SADECE UYELER GOREBILIR
LINKLERI VE RESIMLERI GOREBILMEK ICIN
UYE OL veya
GIRIS YAPİSTANBUL (16.12.2009)- Domuz gribinden yaşamını yitirenlerin sayısı 415'e ulaştı. “İyi senaryo” geride kaldı. Neden bu kadar insan ölüyor? Önlem alınmıyor mu? Uzmanlar, kış mevsimine dikkat çekiyor, “Önlem alınmazsa ölümlerin artması içten bile değil” uyarısında bulunuyor.
Sağlık Bakanlığı'nın 14 Aralık 2009 tarihli açıklamasına göre, domuz gribinden ölenlerin sayısı 415'e ulaştı. Bunların 27’si gebe veya lohusa. Sağlık Bakanlığı, domuz gribinden ölümlere ilişkin verileri bundan sonra haftalık olarak açıklayacak.
Senaryo gerçek mi oluyor?
Sağlık Bakanlığı, hastalığın ilk ortaya çıktığı zaman bir senaryo hazırladı. Senaryoya göre; risk gruplarına aşı yapılır ve gerekli tedbirler alınırsa 1.8 milyon kişi hastalanacak ve 400 kişi hayatını kaybedecekti. Hiç aşı yapılmaz ve tedbir alınmazsa Türkiye'de 21 milyon kişi hastalanacak, 5 bin 300 kişi hayatını kaybedecekti.
Türkiye'de ilk ölüm 25 Ekim'de gerçekleşti. Aradan iki ay geçti, ölenlerin sayısı 415'e ulaştı. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, şimdilerde “Ölümleri saymayın” diyor.
Türkiye kış mevsiminin etkisine giriyor. Uzmanlar, Ocak ayı ortasından başlayarak hastalığın yayılma hızının artacağı uyarısında bulunuyor, “Önlem alınmazsa ölümlerin sayısının artması içten bile değil” diyor.
Türk Tabipleri Birliği tarafından oluşturulan Bilimsel Danışma ve İzleme Kurulu’ndan, TTB Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu, gazetemize konuştu. Bilaoğlu, “Panik yaratmamak lazım” dedi ama, “Hafif hafif sınırı geçiyoruz. Öngörülen en az kaybı yavaş yavaş geçiyoruz” demeden de geçemedi. Bilaloğlu, giyinme, barınma, beslenme ve korunma yollarının yetersizliğine dikkat çekiyor, aşıya işaret etti.
Salgın yoksul bölgelere yayılıyor
Eriş Bilaloğlu'nun dikkat çektiği noktaya İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Hüseyin Demirdizen de işaret etti.
Demirdizen, “Pek çok vahşi hastalık gibi domuz gribinde de hastalananların yoksulluk düzeyleri, durumları ve sosyal güvenceleri... Ve işsizlik... Bütün bunlar hastalığın olumsuz etkilerini arttırdı” dedi. Demirdizen, işsizliğin ve yoksulluğun geldiği boyuta dikkat çekti. “Bir de bunun üstüne Başbakan'ın kaygılandırıcı açıklamaları geldi. Bu deprem etkisi yarattı, kırılma oldu. Örneğin okullarda aşılanma oranı yüzde 5 düzeylerinde kaldı. Toplumda da hemen hemen bu rakam” vurgusunda bulundu.
Dr. Demirdizen, konuşmasının başında dikkat çektiği yoksulluk gerçeğine bölgesel yayılma hızında da dikkat çekti: “Salgın Orta Anadolu'dan başladı. Hızla Güney ve Doğu'ya doğru kayıyor. Buraların önemli kısmı yoksul.”
Artık tahmin değil
Dr. Hüseyin Demirdizen, değişik ülkelerde birden fazla olarak salgın yaşandığını belirtti, “Kış mevsimine giriyoruz. Batı illeri başta olmak üzere 2. salgının Ocak ayı ortasında gelmesi bekleniyor. Dünyadaki araştırmalar, hastalığın seyri bunun daha şiddetli olacağını söylüyor” dedi.
Demirdizen, bu öngörü için “Artık tahmin değil” dedi ve ekledi: “Ocak, Şubat ve Mart, hastalığın yayılma hızının artacağı bir dönem. Önümüzde bir ay gibi bir süre var. Aşılanma oranının yüzde 40'lara kadar çıkarılması lazım.”
Demirdizen, bu yapılmazsa “bir nevi iş cinayeti gibi” diye vurguladı, “Yaşam koşullarının bu kadar kötü olduğu -ki bunun hemen düzelemeyeceği düşünürsek, salgınının yayılma hızı düşünüldüğünde en ucuz korunma yolu aşıdır. Bugün çocuklarımız, çocuk felci ve diğer salgınlardan ölmüyorsa bu düzenli bir aşı politikasının sonucudur. Aşılama bu yayılma hızının zincirini kırabilir. Bunları yapamazsak, bu sayısının artması içten bile değil” diye konuştu.
TTB Merkez Konsey Başkanı Gençay Gürsoy da aşıya dikkat çekti. Gürsoy, “Asıl tehlike Ocak ayı” dedi. Gürsoy, yeni bir aşı kampanyasına işaret etti, “TTB olarak bunu destekliyoruz” vurgusunda bulundu.
teamjunior